DENEME RÜZGARI #2 "İNSANIN KENDİNDEN KAÇIŞ YOLLARI"

 SATIR ARASI SERÜVEN ÖNCESİ;

Satır Arası Serüvenlerden herkese iyi günler sevgili okurlar. Bu hafta Deneme Rüzgarı bölümünde insanın iç dünyasında adını koyamadığı kaçışlara bir bakış atıyorum. Hayatın kötü dönemlerinde, insanların içsel olarak yaşadığı zorlukların, bilinçli ya da bilinçsiz olarak gösterdikleri kaçış eylemlerinin üzerine bir yazı paylaşıyorum. Geri dönüşlerinizi bekliyor ve iyi okumalar diliyorum.

Bilgilendirici yazı; Bu sayfa genel olarak sinema, edebiyat, sanat ve daha aklıma gelmeyen birçok paylaşıma ev sahipliği yapan, satır arasında hayatın aktığı bir paylaşım noktası olacaktır. Kıymetli okurlarımdan geri dönüş almayı ve düşüncelerini benimle paylaşmasını rica ediyorum. İyi okumalar.

İNSANIN KENDİNDEN KAÇIŞ YOLLARI

Hayat, inişli çıkışlı bir sürecin, bizi getirdiği son noktadır. Geldiğimiz noktada hayatı sorgulamaya başlarız. Tekrar aynı döngüyü yaşayana kadar, o geldiğimiz nokta son noktamızdır. Bazen geldiğimiz noktada hayata tutunmak da kolay olmayabiliyor tabi. İnsanın düştüğü -ki en ilkel korkulardan birisidir- anlarda, kalkmak için mücadele edesinin gelmediği dönemlerde olabiliyor. Korku, karamsarlık, olumsuz düşüncelerin bütün gücüyle zihnimize hücum ettiği, insanın kendini kaybettiği dönemi depresyon takip ediyor. Bazen farkında olmadığı bir depresyonla yaşıyor hayatı insan. Düşünün sizi izleyen, sizi takip eden, sürekli arkanızdaki gölge gibi nereye giderseniz oraya gelen birisi var. O sizi görüyor, fakat siz onu görmüyorsunuz. Korkutucu, bir o kadar da gerçek.

Gelinen son noktada memnun olmayınca insan duruyor. Daha doğrusu düşüyor. En ilkel korkusunu metaforik olarak yaşıyor. Ya da duvara tosluyormuş hissiyle yüzleşiyor. İnsanın iç dünyasında adını koyamadığı yeni duygu ve düşünceler, arka planda açık bir sekme etkisi bırakır. Bir şey yaşanıyordur ama yaşayan bunun farkında değildir. Süreç bu şekilde işlenirken, içsel bir yıkım, her şeyi eline yüzüne bulaştırmış hissiyle insanı boğar. İnsanın en büyük tedirginliğidir, sahip olduğu hayatı doğru yaşayamamak. Oysa kötülük etmediğin sürece, doğru yaşamak gibi bir kullanım kılavuzu da yoktur hayatın. Yaşarsın, ölüm seni bulana dek. Ama insan sahip olduğunu ve kontrol edebilecek gücü kendinde gördüğü, bu kontrolsüz döngüde savrulur. Onu savuran adını koyamadığı duygu ve düşüncelerdir. Tabi bazen farkında olduğun ama adını koymak istemediğin duygu düşüncelerde olabilir. Bu insanın kendinden kaçmasıdır.

Kaçmak oldukça kolay bir yoldur. Kendinden kaçmaksa dünyanın en zor şeyi olarak karşımıza çıkar. İnsanın yalnızlığı, Özdemir Asaf’ın dediği gibi paylaşılmaz. O paylaşılamayan en karanlık anda da insan kendini yakalar. İşte o anlar, kendinden kaçarsan çok daha yıkıcı etkiler bırakabiliyor. Kendinden kaçmak, kendi benliğine ve tüm dünyaya en iyi oyunculuğu yapmakla eşdeğer sayılabilir. Bunu yapan insan her yalnız kaldığında sürekli olarak bu kaçışla yüzleşir. Bir an için cesaret göstermeyenler, ömrü boyunca o cesareti göstereceği ana kadar korktuğu ile yüzleşir. Yüzleşmek bir seferliğe mahsus vurulan iğne gibidir. İnce bir acı ve sonrası huzur. O kadar yoğun etkileri olmaz. Gerçekle yüzleşir, onu olduğu gibi kabul edersin ve hayat devam eder.

Oysa insan bazen gerçeği kabullenmek yerine, kendi gerçeğini kabul eder. Oysa gerçek, kişiden kişiye değişen bir şey değildir. Hayatta tek bir gerçek vardır. Diğerleri insanların var ettiği gerçektir. Hayal ürünü, şahsa özel olan, insanın kendini aklamak için araladığı kapılardır bunlar. İnsan öyle bir varlıktır ki, kendinden kaçmanın ağırlığı karşısında, doğru kabul ettiği yanlışlar var eder. Böylelikle yüzleştiğini zanneder. Ancak kaçmanın farklı yollarını yeniden keşfetmiştir. Kendine, kendinden kaçışın, şahsının bile farkında olmadığı bir yol aralar. Kendini kandırır, vicdanını rahatlatır. Yoluna kaldığı yerden devam eder. Eğer bir kez bataklığa girdiyseniz, bataklığın sizi her hareketinizde içine çekeceğini bilirsiniz. Bu yol tam olarak bir bataklığa ilk adımı temsil eder. Her kapı çaldığında aynı yalanı kendine sıkmak, o bataklığın içinde debelenip durmaktan, batmaktan başka bir yol vadetmez. Sonuç yaşayan bir beden, içsel bir ölümü getirir.


Yorumlar