DENEME RÜZGARI #1 "İMKANSIZ AŞKLAR"
SATIR ARASI SERÜVEN ÖNCESİ;
Satır Arası Serüvenlerden herkese iyi günler sevgili okurlar. İlk paylaşım olarak çok eskiden yazmış olduğum bir deneme metniyle karşınızdayım. Lise yıllarında yazdığım, o dönemler ergenliğin verdiği o karamsar duyguların itim gücüyle ancak bu kadar karanlık bir başlık çıkabilirdi. İyi okumalar dilerim.
Bilgilendirici yazı; Bu sayfa genel olarak sinema, edebiyat, sanat ve daha aklıma gelmeyen birçok paylaşıma ev sahipliği yapan, satır arasında hayatın aktığı bir paylaşım noktası olacaktır. Kıymetli okurlarımdan geri dönüş almayı ve düşüncelerini benimle paylaşmasını rica ediyorum. İyi okumalar.
İMKANSIZ AŞKLAR
Aşık olmak, yaşanılan en güzel duygudur
bir insan için. Sevmek, sahiplenmek, kıskanmak, özlemek gibi birçok duyguyu
meydana çıkarır. Saydığım duygular bir çift göz uğruna engellerinden kurtulur
ve başlar kalbin etrafına üşüşmeye. Sevmek hep güzeldir. Bir imkansızlık git
gelinde dahi olsa, güzel bir duygudur. Yaşanılması en güzel, ancak en tehlikeli
duygudur, AŞK...
Bazen sözün
bittiği an yıkar insanı, bazen tutkusu işler kelimelere, bazen de zorlar
insanı, üzer, ağlatır ancak insan bir kez sevdi mi engeller aşılmak için vardır
diyerek direnir. Kendini heba eder. Mutluluk dediği kadına kavuşmak için... Adı
geçen ve en tehlikeli duygu olan aşk, insanların mutluluk kapısı olarak gördüğü
bir odadır aslında. İnsan bir kere girdimi görür gerçekleri. Çünkü aşk ya mutlu
olmak için ya da mutluluk arayan bir kişiyi en büyük hüzne bulamak için vardır.
Bu farkı anlamak için ise tek bir şey lazımdır insana, doğru denilen bir yanlış
yeterlidir.
Yanlış bir
insana açılan duygular, asla güzellikle dönmez geriye. O duygular aslında bir
daha gelmez geriye. Çünkü saf aşk ilk başta doğru bir insana verilmediyse,
yanlış bir karar doğrultusunda verilmemesi gereken bir kişide ölür. Kalp ise bu
ölüme dayanamaz ve kırılır. İmkansız ama gerçek. Çünkü kalp kırıldı mı bir daha
asla tamir olmaz. Duygular ise çatlaklardan sızar her yere. Firar eder yangın
yeri olan kalbinden. Aslında insanın kalbi sonra defalarca kırılır ancak ilki
kadar tecrübesiz olmayan bir yürek, diğer hüzünlere çoktan bağışıklık
kazanmıştır. İmkansız artık onun için bir anlam ifade etmiyordur. Çünkü o
kelime onun için farklı bir anlam ile süslenmiştir. Hatırladığında daima
altında kaldığı bir anlamdır bu, çaresi ise unutmaktır. Ancak yaşanılanlar o
kadar kolay unutulmaz. Unutulması için zaman gibi büyük bir kavramın girmesi
gerekir devreye. Çünkü zaman gelmedikçe kapına, aşk asla gitmez yüreğinden.
Zaman kafanı kurcalamadıkça asla iyileşmez ruhundaki yara. Unutma imkansız bir
aşk, uçmasını beklediğin bir penguen gibidir. Asla uçmaz ama bir kuştur...
Hep sevda
ile ilgili kafa yorar insan. İmkansız bir aşk, acısını süsler ve bu acı daha da
büyür. Eğer o imkansızlığı unutmazsa insan, çaba harcamazsa unutmak için, işte
o vakit gelen zaman bile kurtaramaz insanı. Aslında o vakit kimse kurtarmaz.
Çünkü aklın hala sevdasına köpek olduğun kişide iken başka bir kız ikna edemez
kırık kalbini. Aklın şifayı onda bulacağını sanır. Ancak ondaki şifa değil,
kalbini öldürmek için bekleyen bir akrebin zehridir. O acı dolu vuruştan sonra
ne kalbin yaşar geriye ne de sen. Zaten imkansız bir aşkın meçhulleri yaşam ve
ölüm arasındaki ince çizgide yaşar gider. Ta ki ölüm kapısını çalana dek...
Yorumlar
Yorum Gönder